Kategoriler
Haberler

Devlet Bahçeli’den dikkat çeken İYİ Parti açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

 

“Şu anki mücadele parti üstü bir manadadır. Türkiye neden Suriye’de diyen bilhassa küresel güçlere sizin orada ne hakkınız var demek hakkımızdır.

Akıl ve vicdan tutulması yaşayan Esad kendi halkının kanını akıtmaktadır. Esad tarihe, insanlığa, hukuka ve yaşama hakkına karşı affedilmez suçlar işliyor. Esad gitmeden, koltuğundan indirilmeden barış gelmeyecek.

Kılıçdaroğlu İdlib’de sıkışan yoktur. Ama sıkıştırılmak istenen Türkiye’dir. Hangi iş birlikçinin fermanını okuyorsun?

Kimse maval okumasın, biz Rusya’yı 93 Harbi’nden biliriz.

Rusya ve ABD güç rekabeti içindedir. Suriye’nin toprak bütünlüğünü isteyen sadece Türkiye’dir.

Türkiye üzerinde vahşi bir oyun kurgulanmaktadır.

Darbe demek karanlık demektir, iç çatışma demektir. Bu kanlı sayfa açılmamak üzere kapanmıştır.”

İYİ PARTİ AÇIKLAMASI

Öyle bir dönemdeyiz ki hiçbir siyasi partide istikrarsızlık söz konusu olmamalıdır. Bir tarafta yeni parti, bir tarafta FETÖ’nün siyasi parti ayağı tartışması var. İYİ Parti iyi günde olsunlar, tahriklere kapılmasınlar. 

KAYNAK: HABER7
Yedi Gündem

Abone Ol

Kategoriler
Haberler

MHP lideri Bahçeli’nin sert sözleri Moskova’yı çıldırttı! Rusya’dan cevap

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Salı günü meclis grubunda yaptığı konuşmaya yanıt verildi. “Devlet Bahçeli, Türk askerlerinin ölümünden Rusya ve Suriye hükümetini sorumlu tuttu ve ülkesinin yönetimini Türk-Rus ilişkilerini radikal bir şekilde değiştirme çağrısı yaptı” denilen açıklamada, “Suriye’nin kuzeybatısında gergin durum içerisinde, herkesin itidalli olması gerektiğine, dahası Suriye konusunda ülkelerimiz arasında yapıcı diyaloğa katkı sağlamayacak provokatif yorumlardan kaçınması gerektiğine inanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

 

“BU SÖZLERİ KABUL EDİLEMEZ BULUYORUZ”

 

Rus Dışişleri’nin açıklamasında, “Trajik olayları iç politik tartışmalarda puan kazanmak için kullanmayı kabul edilemez buluyoruz” ifadelerine yer verildi.

“TÜRKİYE İLE TEMAS HALİNDEYİZ”

Açıklamada, “Ankara’daki yetkililerle Astana formatı çerçevesinde yakın temas içinde bulunuyoruz. İdlib’deki durumu istikrara kavuşturmak için Soçi mutabakatının kapsamlı bir şekilde uygulanmasını savunuyoruz” ifadeleri kullanıldı.

BAHÇELİ NE DEMİŞTİ?

Bahçeli Salı günü yaptığı açıklamada, “Zalimler kana doymamış ve bir kez daha evlatlarımıza kastetmiştir. Artık buna tahammül edecek sabrımız kalmamıştır. Türk milletinin sabrını sınamaya çalışanlar tarihin her döneminde ağır bedeller ödemiştir. Esed katildir, gayri meşrudur. Husumetin kaynağı Esed’dir. Rusya iyi niyetli değildir. Hükümetin Rusya ile ilişkileri gözden geçirmesi samimi dileğimizdir. Şehitlerimizin vebali Rusya’nın omuzlarındadır. Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı. Yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun zalim Esed. Esed’in defterini dürmek varken temas önerisinde olanlar cinayete ve ihanete ortaktır” demişti.

Yedi Gündem

Abone Ol

Kategoriler
Haberler

MHP lideri Bahçeli’nin sert sözleri Moskova’yı çıldırttı! Rusya’dan cevap

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Salı günü meclis grubunda yaptığı konuşmaya yanıt verildi. “Devlet Bahçeli, Türk askerlerinin ölümünden Rusya ve Suriye hükümetini sorumlu tuttu ve ülkesinin yönetimini Türk-Rus ilişkilerini radikal bir şekilde değiştirme çağrısı yaptı” denilen açıklamada, “Suriye’nin kuzeybatısında gergin durum içerisinde, herkesin itidalli olması gerektiğine, dahası Suriye konusunda ülkelerimiz arasında yapıcı diyaloğa katkı sağlamayacak provokatif yorumlardan kaçınması gerektiğine inanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

 

“BU SÖZLERİ KABUL EDİLEMEZ BULUYORUZ”

 

Rus Dışişleri’nin açıklamasında, “Trajik olayları iç politik tartışmalarda puan kazanmak için kullanmayı kabul edilemez buluyoruz” ifadelerine yer verildi.

“TÜRKİYE İLE TEMAS HALİNDEYİZ”

Açıklamada, “Ankara’daki yetkililerle Astana formatı çerçevesinde yakın temas içinde bulunuyoruz. İdlib’deki durumu istikrara kavuşturmak için Soçi mutabakatının kapsamlı bir şekilde uygulanmasını savunuyoruz” ifadeleri kullanıldı.

BAHÇELİ NE DEMİŞTİ?

Bahçeli Salı günü yaptığı açıklamada, “Zalimler kana doymamış ve bir kez daha evlatlarımıza kastetmiştir. Artık buna tahammül edecek sabrımız kalmamıştır. Türk milletinin sabrını sınamaya çalışanlar tarihin her döneminde ağır bedeller ödemiştir. Esed katildir, gayri meşrudur. Husumetin kaynağı Esed’dir. Rusya iyi niyetli değildir. Hükümetin Rusya ile ilişkileri gözden geçirmesi samimi dileğimizdir. Şehitlerimizin vebali Rusya’nın omuzlarındadır. Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı. Yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun zalim Esed. Esed’in defterini dürmek varken temas önerisinde olanlar cinayete ve ihanete ortaktır” demişti.

Yedi Gündem

Abone Ol

Kategoriler
Haberler

Bahçeli’nin sert sözleri Moskova’yı fena kızdırdı! Rusya’dan cevap

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Salı günü meclis grubunda yaptığı konuşmaya yanıt verildi. “Devlet Bahçeli, Türk askerlerinin ölümünden Rusya ve Suriye hükümetini sorumlu tuttu ve ülkesinin yönetimini Türk-Rus ilişkilerini radikal bir şekilde değiştirme çağrısı yaptı” denilen açıklamada, “Suriye’nin kuzeybatısında gergin durum içerisinde, herkesin itidalli olması gerektiğine, dahası Suriye konusunda ülkelerimiz arasında yapıcı diyaloğa katkı sağlamayacak provokatif yorumlardan kaçınması gerektiğine inanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

 

“BU SÖZLERİ KABUL EDİLEMEZ BULUYORUZ”

 

Rus Dışişleri’nin açıklamasında, “Trajik olayları iç politik tartışmalarda puan kazanmak için kullanmayı kabul edilemez buluyoruz” ifadelerine yer verildi.

“TÜRKİYE İLE TEMAS HALİNDEYİZ”

Açıklamada, “Ankara’daki yetkililerle Astana formatı çerçevesinde yakın temas içinde bulunuyoruz. İdlib’deki durumu istikrara kavuşturmak için Soçi mutabakatının kapsamlı bir şekilde uygulanmasını savunuyoruz” ifadeleri kullanıldı.

BAHÇELİ NE DEMİŞTİ?

Bahçeli Salı günü yaptığı açıklamada, “Zalimler kana doymamış ve bir kez daha evlatlarımıza kastetmiştir. Artık buna tahammül edecek sabrımız kalmamıştır. Türk milletinin sabrını sınamaya çalışanlar tarihin her döneminde ağır bedeller ödemiştir. Esed katildir, gayri meşrudur. Husumetin kaynağı Esed’dir. Rusya iyi niyetli değildir. Hükümetin Rusya ile ilişkileri gözden geçirmesi samimi dileğimizdir. Şehitlerimizin vebali Rusya’nın omuzlarındadır. Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı. Yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun zalim Esed. Esed’in defterini dürmek varken temas önerisinde olanlar cinayete ve ihanete ortaktır” demişti.

KAYNAK: HABERTÜRK
Yedi Gündem

Abone Ol

Kategoriler
Haberler

Son Dakika: Bahçeli’nin sert sözleri Moskova’yı kızdırdı! Rusya’dan cevap

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan son dakika açıklamasında MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Salı günü meclis grubunda yaptığı konuşmaya yanıt verildi. “Devlet Bahçeli, Türk askerlerinin ölümünden Rusya ve Suriye hükümetini sorumlu tuttu ve ülkesinin yönetimini Türk-Rus ilişkilerini radikal bir şekilde değiştirme çağrısı yaptı” denilen açıklamada, “Suriye’nin kuzeybatısında gergin durum içerisinde, herkesin itidalli olması gerektiğine, dahası Suriye konusunda ülkelerimiz arasında yapıcı diyaloğa katkı sağlamayacak provokatif yorumlardan kaçınması gerektiğine inanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

“BU SÖZLERİ KABUL EDİLEMEZ BULUYORUZ”

Rus Dışişleri’nin açıklamasında, “Trajik olayları iç politik tartışmalarda puan kazanmak için kullanmayı kabul edilemez buluyoruz” ifadelerine yer verildi.

“TÜRKİYE İLE TEMAS HALİNDEYİZ”

Açıklamada, “Ankara’daki yetkililerle Astana formatı çerçevesinde yakın temas içinde bulunuyoruz. İdlib’deki durumu istikrara kavuşturmak için Soçi mutabakatının kapsamlı bir şekilde uygulanmasını savunuyoruz” ifadeleri kullanıldı.

BAHÇELİ NE DEMİŞTİ?

Bahçeli Salı günü yaptığı açıklamada, “Zalimler kana doymamış ve bir kez daha evlatlarımıza kastetmiştir. Artık buna tahammül edecek sabrımız kalmamıştır. Türk milletinin sabrını sınamaya çalışanlar tarihin her döneminde ağır bedeller ödemiştir. Esed katildir, gayri meşrudur. Husumetin kaynağı Esed’dir. Rusya iyi niyetli değildir. Hükümetin Rusya ile ilişkileri gözden geçirmesi samimi dileğimizdir. Şehitlerimizin vebali Rusya’nın omuzlarındadır. Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı. Yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun zalim Esed. Esed’in defterini dürmek varken temas önerisinde olanlar cinayete ve ihanete ortaktır” demişti.

KAYNAK: HABERTÜRK
Yedi Gündem

Abone Ol

Kategoriler
Haberler

Devlet Bahçeli: Şam’a girmeliyiz

Elazığ’daki depremin ardından ortaya konan milli birlik ve beraberlik tablosu memnuniyet vericidir. Türk milleti tarih boyunca felaketlere teslim olmamıştır. Deprem felaketi, çığ düşmesi ve uçak kazasında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Deprem üzerinden siyaset yapan provokatörler ortaya çıkmıştır. 1999 Marmara depremi ile Elazığ depremini tartıya çıkarmak ayıp değil midir? Ahlaksızlık değil midir? Depremler arasında siyasi kıyas yapma, birlik ve kardeşlik duygusuna hançer sallamaktır.

“ŞAM’A GİRİLMELİ! YANSIN SURİYE YIKILSIN İDLİB”

Zalimler kana doymamış ve bir kez daha evlatlarımıza kastetmiştir. Artık buna tahammül edecek sabrımız kalmamıştır. Türk milletinin sabrını sınamaya çalışanlar tarihin her döneminde ağır bedeller ödemiştir.

Esed katildir, gayri meşrudur. 

Husumetin kaynağı Esed’dir. Rusya iyi niyetli değildir. Hükümetin Rusya ile ilişkileri gözden geçirmesi samimi dileğimizdir. Şehitlerimizin vebali Rusya’nın omuzlarındadır.

Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı. Yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun zalim Esed. Esed’in defterini dürmek varken temas önerisinde olanlar cinayete ve ihanete ortaktır. 

“KILIÇDAROĞLU VATANA İHANET İÇERİSİNDEDİR”

Bilinsin ki, Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. Esed savaş suçlusudur. Hak ettiği cezayı almalıdır. Türkiye’de tek adam rejimi yalanlarını atanların Esed’i görmezden gelenler dökülen kana ortaktır. Türk devletini suçlayanlar Kılıçdaroğlu ve diğerleri vatana ihanet içerisindedir.

Kılıçdaroğlu FETÖ’nün siyasi ayağını açıklayacakmış. Boy aynasına baksa ayağı da gövdeyi de görecektir. 15 Temmuz başarılı olsa darbenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı kim olacaktı? Kılıçdaroğlu burada görev alacak mıydı? 

 

 

Yedi Gündem

Abone Ol

Kategoriler
Haberler

Son dakika: AK Parti ve Bahçeli’den Akıncı’nın skandal sözlerine sert tepki!

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde;

 

 

“ŞEHİTLERİMİZİN AZİZ HATIRALARINA CEPHE ALDI”

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın bir İngiliz gazetesine yaptığı esef verici açıklamalar sakat zihniyetini, sancılı ve skandal tutumunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kıbrıs Türklüğü’nün tarihsel hak ve çıkarlarını namuslu şekilde savunmak yerine, Akdeniz’de karanlık hesap yapan küresel emperyalizmin değirmenine su taşıyan ve Rumların stratejik hesaplarına hizmet eden bu şahıs milli gerçeklerden bütünüyle kopmuştur. Aynı zamanda şehitlerimizin aziz hatıralarına cephe almış, acil çözüm diye taviz ve teslimiyetin provokatör sözcülüğüne heves etmiştir. 

 

 

“TAMİRİ VE TEDAVİSİ İMKANSIZ BİR TÜRKİYE HUSUMETİDİR”

Nitekim Mustafa Akıncı’nın “Ankara tarafından yutulmadan” endişe duyması, “ikinci bir Tayfur Sökmen olmayacağım” demesi utanmazlık olduğu kadar tamiri ve tedavisi imkansız bir Türkiye husumetidir. Bu şahıs KKTC Cumhurbaşkanı olduğu 2015 yılından bu tarafa Türk milletinin hassasiyetlerini kaşımaktan, milli duyarlılıkları tahriş ve tahrip etmekten vazgeçmemiş, geri durmamıştır. Akıncı’nın sık sık bahsettiği diyalog devriliş ve tükeniş, dile getirdiği çözüm formülü çöküş ve çürüyüştür. 

MHP lideri Devlet Bahçeli

“BU DÖNEMDEKİ TAVRI İŞGÜZARLIK VE İŞBİRLİKÇİLİK ÖRNEĞİDİR”

Türkiye’nin Akdeniz’de sıkıştırılmak, hatta dışlanıp egemenlik ve manevra alanlarının daraltılmak istendiği sorunlu bir dönemde KKTC Cumhurbaşkanı’nın çarpık tavrı emsalsiz işgüzarlık ve işbirlikçilik örneğidir. 1959 Zürih ve Londra Antlaşmalarından 1960’ta ilan edilen Kıbrıs Cumhuriyeti’ne, 1974 Barış Harekâtıyla birlikte 1983’teki bağımsızlık ilanından bugüne kadar Türkiye’yi ilzam ve isnat eden böylesi bir teslimiyetçi zihniyete yavru vatanda çok nadir tesadüf edilmiştir. Malum olduğu üzere, Ada’da 1968 yılından itibaren başlayan taraflar arasındaki müzakerelerden hiçbir sonuç çıkmamış, mesafe alınamamıştır.

Bu kapsamda gündeme gelmemiş, müzakere masasına koyulmamış hiçbir konu başlığı kalmamıştır. Siyasi eşitlik ve iki kesimlilik temelinde, eşit statüde iki kurucu devlete haiz yeni bir ortaklık hukukunun tesisi için yıllarca aracılı-aracısız görüşmeler yapılmış, nafile temaslar kurulmuştur. 

Müzakerelerde Kıbrıs Türklüğü her zaman adil ve kalıcı bir çözümü hedeflemiş, Rum kesimi ise sürekli olarak kriz imal edip çözümsüzlüğü derinleştirmiştir. En son, 2017 tarihinde Birleşmiş Milletler’in inisiyatifiyle tezahür eden İsviçre’deki Crans-Montana görüşmeleri Rum tarafının uzlaşmaz, çelişkili ve dayatmacı duruşundan mülhem çökmüştür. 

“RUM KESİMİ’NİN DESTEĞİNE İHTİYAÇ DUYDUĞUNU KÜSTAHÇA SESLENDİRDİ”

Mustafa Akıncı’nın bu gerçekleri hasıraltı edip Türkiye’yi hafife alması, hatta KKTC’nin Türkiye’ye bağlanma ihtimalini korkunç olarak nitelendirmesi uyuyan bir Komünistin ayaklanarak EOKA diline tutunmasından başka manaya gelmeyecektir. Anavatan-yavru vatan ayrımına karşı çıkan, Türkiye’ye ekonomik bağımlılığı azaltmak için Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin desteğine ihtiyaç duyduğunu küstahça seslendiren ve gizli niyetlerini itiraf eden Akıncı ENOSİS’in yörüngesine çoktan girmiştir. Kıbrıs Türklüğü’nü Rum planlarına zincirleyip tutsak etmek maksadıyla elinden geleni ardına koymayan Mustafa Akıncı Türkiye’ye ve Türk milletine şükran duyması gerekirken sırtını dönmüş, yüzünü de zalimlere çevirmiştir. Bu ayıp ve ahlaksızlığın hiçbir vicdanda, hiçbir siyasi anlayışta yeri olamayacaktır. 

“İŞGAL ETTİĞİ KOLTUĞA LAYIK OLMADIĞI AÇIKTIR”

Mustafa Akıncı’nın işgal ettiği koltuğa layık olmadığı açıktır. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığından derhal istifa ederek emaneti Kıbrıs Türklüğü’nün iradesine tevdi etmesi kaçınılmaz ve hayati bir sorumluluktur. Akıncı ve yandaşları unutmamalıdır ki, Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır. Beşparmak Dağları’na dökülen şehit kanları hiçbir şart altında silinmeyecek, kutlu ceddimizin emanetleri çiğnetilmeyecektir. Mustafa Akıncı’nın rahatsızlığı geçmeyecekse, Türklüğe kuşkulu bakışı bitmeyecekse bundan sonraki hayatına Güney Kıbrıs Kesimi’nde devam etmesi daha makul ve mantıklı bir tercih olarak önünde durmaktadır.

Kıbrıs Türklüğü’nün egemenlik haklarıyla oynayan karşısında Türk milletinin tamamını bulacaktır. Mustafa Akıncı’nın onurlu ve şerefli hareket ederek görevinden affını istemesi yegâne beklentimiz ve temennimizdir. Kıbrıs Türklüğü’nün hak ve çıkarları, varlık ve bağımsızlık değerleri uğruna hayatları boyunca mücadele eden, şehit olan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Rauf Denktaş olmak üzere, bütün şehitlerimize ve ebediyete irtihal edenlere Allah’tan rahmet diliyorum. 

KKTC CUMHURBAŞKANI MUSTAFA AKINCI NE DEMİŞTİ?

26 Nisan’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniden aday olan ve İngiliz The Guardian’a konuşan Akıncı, Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye’ye bağlanması konusunun, Türkiye’nin kendi çıkarlarına da aykırı olduğunu söyledi. 

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı

Akıncı, “İkinci bir Tayfur Sökmen olmayacağım” dedi. Tayfur Sökmen, Fransız mandasına bağlı Hatay Devleti’nin 1939’da referandumla Türkiye’ye bağlanmasını kabul etmişti. Kıbrıs’ta federal çözümüne bir an önce varılması gerektiğini ifade eden Akıncı, “Acele etmemiz lazım. Bunca yıldan sonra bir dönüm noktasına, belirleyici bir ana geldik” dedi.

Akıncı, “Kıbrıslı Türkler laik, demokratik ve çoğulcu kimliğini korumak istiyor” diye konuştu. Birleşik Krallık’ın AB’den çıkışına (Brexit) olumlu bakmadığını belirten Akıncı, “Alkışlarla karşılamadım, ama saygı göstermek zorundayız. Bundan sonra ülkenizi tek parça olarak tutabilecek misiniz, bilmiyorum. Bunda oldukça zorlanabilirsiniz” dedi. 

AK PARTİ’DEN TEPKİ

 AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Akıncı, yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti’ne ve milletimize karşı yaptığı saygısızlıktan dolayı özür dilemelidir. Tarihimizin milli kazanımlarına ve saygın şahsiyetlerine dil uzatan bu açıklamaları kınıyoruz” dedi.
AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal paylaşım sitesi Twitter’deki hesabından yaptığı paylaşımlarla, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın açıklamalarına tepki gösterdi. Çelik, “KKTC Cumhurbaşkanlığı makamı son derece saygın ve onurlu bir makamdır. Fakat bu makamda oturan sayın Akıncı’nın yaptığı açıklamalar Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Kıbrıs Türkü’nün haklı davasına karşı saygısız ifadelerle doludur. Akıncı, ‘KKTC Cumhurbaşkanlığı’ makamının temsil ettiği davanın tam zıddı açıklamalarına bir yenisini eklemiştir. Kıbrıs Türkü’nün davasına düşman olanların söylemlerine benzer açıklamalar yapmaktadır” ifadelerini kullandı.

Çelik, paylaşımlarında şunları kaydetti:

“Akıncı, yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti’ne ve milletimize karşı yaptığı saygısızlıktan dolayı özür dilemelidir. Tarihimizin milli kazanımlarına ve saygın şahsiyetlerine dil uzatan bu açıklamaları kınıyoruz. Akıncı’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türkü’nün kazanımlarına karşı saldırgan olan üslubu, sadece KKTC’ye karşı kötü niyet besleyen odakları sevindirmektedir. Akıncı, KKTC Cumhurbaşkanlığı makamının temsil ettiği değerleri de rencide etmektedir. Akıncı, KKTC Cumhurbaşkanlığı makamının neyi temsil ettiğini öğrenmemekte ısrar ediyor. Ama Kıbrıs Türk davasına husumet besleyenlere destek verecek açıklamalar yapma konusunda ısrarcı davranıyor.”

Yedi Gündem

Abone Ol

Kategoriler
Haberler

Son dakika: Bahçeli’den KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın skandal sözlerine sert tepki!

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde;

“ŞEHİTLERİMİZİN AZİZ HATIRALARINA CEPHE ALDI”

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın bir İngiliz gazetesine yaptığı esef verici açıklamalar sakat zihniyetini, sancılı ve skandal tutumunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kıbrıs Türklüğü’nün tarihsel hak ve çıkarlarını namuslu şekilde savunmak yerine, Akdeniz’de karanlık hesap yapan küresel emperyalizmin değirmenine su taşıyan ve Rumların stratejik hesaplarına hizmet eden bu şahıs milli gerçeklerden bütünüyle kopmuştur. Aynı zamanda şehitlerimizin aziz hatıralarına cephe almış, acil çözüm diye taviz ve teslimiyetin provokatör sözcülüğüne heves etmiştir. 

“TAMİRİ VE TEDAVİSİ İMKANSIZ BİR TÜRKİYE HUSUMETİDİR”

Nitekim Mustafa Akıncı’nın “Ankara tarafından yutulmadan” endişe duyması, “ikinci bir Tayfur Sökmen olmayacağım” demesi utanmazlık olduğu kadar tamiri ve tedavisi imkansız bir Türkiye husumetidir. Bu şahıs KKTC Cumhurbaşkanı olduğu 2015 yılından bu tarafa Türk milletinin hassasiyetlerini kaşımaktan, milli duyarlılıkları tahriş ve tahrip etmekten vazgeçmemiş, geri durmamıştır. Akıncı’nın sık sık bahsettiği diyalog devriliş ve tükeniş, dile getirdiği çözüm formülü çöküş ve çürüyüştür. 

MHP lideri Devlet Bahçeli

“BU DÖNEMDEKİ TAVRI İŞGÜZARLIK VE İŞBİRLİKÇİLİK ÖRNEĞİDİR”

Türkiye’nin Akdeniz’de sıkıştırılmak, hatta dışlanıp egemenlik ve manevra alanlarının daraltılmak istendiği sorunlu bir dönemde KKTC Cumhurbaşkanı’nın çarpık tavrı emsalsiz işgüzarlık ve işbirlikçilik örneğidir. 1959 Zürih ve Londra Antlaşmalarından 1960’ta ilan edilen Kıbrıs Cumhuriyeti’ne, 1974 Barış Harekâtıyla birlikte 1983’teki bağımsızlık ilanından bugüne kadar Türkiye’yi ilzam ve isnat eden böylesi bir teslimiyetçi zihniyete yavru vatanda çok nadir tesadüf edilmiştir. Malum olduğu üzere, Ada’da 1968 yılından itibaren başlayan taraflar arasındaki müzakerelerden hiçbir sonuç çıkmamış, mesafe alınamamıştır.

Bu kapsamda gündeme gelmemiş, müzakere masasına koyulmamış hiçbir konu başlığı kalmamıştır. Siyasi eşitlik ve iki kesimlilik temelinde, eşit statüde iki kurucu devlete haiz yeni bir ortaklık hukukunun tesisi için yıllarca aracılı-aracısız görüşmeler yapılmış, nafile temaslar kurulmuştur. 

Müzakerelerde Kıbrıs Türklüğü her zaman adil ve kalıcı bir çözümü hedeflemiş, Rum kesimi ise sürekli olarak kriz imal edip çözümsüzlüğü derinleştirmiştir. En son, 2017 tarihinde Birleşmiş Milletler’in inisiyatifiyle tezahür eden İsviçre’deki Crans-Montana görüşmeleri Rum tarafının uzlaşmaz, çelişkili ve dayatmacı duruşundan mülhem çökmüştür. 

“RUM KESİMİ’NİN DESTEĞİNE İHTİYAÇ DUYDUĞUNU KÜSTAHÇA SESLENDİRDİ”

Mustafa Akıncı’nın bu gerçekleri hasıraltı edip Türkiye’yi hafife alması, hatta KKTC’nin Türkiye’ye bağlanma ihtimalini korkunç olarak nitelendirmesi uyuyan bir Komünistin ayaklanarak EOKA diline tutunmasından başka manaya gelmeyecektir. Anavatan-yavru vatan ayrımına karşı çıkan, Türkiye’ye ekonomik bağımlılığı azaltmak için Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin desteğine ihtiyaç duyduğunu küstahça seslendiren ve gizli niyetlerini itiraf eden Akıncı ENOSİS’in yörüngesine çoktan girmiştir. Kıbrıs Türklüğü’nü Rum planlarına zincirleyip tutsak etmek maksadıyla elinden geleni ardına koymayan Mustafa Akıncı Türkiye’ye ve Türk milletine şükran duyması gerekirken sırtını dönmüş, yüzünü de zalimlere çevirmiştir. Bu ayıp ve ahlaksızlığın hiçbir vicdanda, hiçbir siyasi anlayışta yeri olamayacaktır. 

“İŞGAL ETTİĞİ KOLTUĞA LAYIK OLMADIĞI AÇIKTIR”

Mustafa Akıncı’nın işgal ettiği koltuğa layık olmadığı açıktır. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığından derhal istifa ederek emaneti Kıbrıs Türklüğü’nün iradesine tevdi etmesi kaçınılmaz ve hayati bir sorumluluktur. Akıncı ve yandaşları unutmamalıdır ki, Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır. Beşparmak Dağları’na dökülen şehit kanları hiçbir şart altında silinmeyecek, kutlu ceddimizin emanetleri çiğnetilmeyecektir. Mustafa Akıncı’nın rahatsızlığı geçmeyecekse, Türklüğe kuşkulu bakışı bitmeyecekse bundan sonraki hayatına Güney Kıbrıs Kesimi’nde devam etmesi daha makul ve mantıklı bir tercih olarak önünde durmaktadır.

Kıbrıs Türklüğü’nün egemenlik haklarıyla oynayan karşısında Türk milletinin tamamını bulacaktır. Mustafa Akıncı’nın onurlu ve şerefli hareket ederek görevinden affını istemesi yegâne beklentimiz ve temennimizdir. Kıbrıs Türklüğü’nün hak ve çıkarları, varlık ve bağımsızlık değerleri uğruna hayatları boyunca mücadele eden, şehit olan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Rauf Denktaş olmak üzere, bütün şehitlerimize ve ebediyete irtihal edenlere Allah’tan rahmet diliyorum. 

KKTC CUMHURBAŞKANI MUSTAFA AKINCI NE DEMİŞTİ?

26 Nisan’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniden aday olan ve İngiliz The Guardian’a konuşan Akıncı, Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye’ye bağlanması konusunun, Türkiye’nin kendi çıkarlarına da aykırı olduğunu söyledi. 

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı

Akıncı, “İkinci bir Tayfur Sökmen olmayacağım” dedi. Tayfur Sökmen, Fransız mandasına bağlı Hatay Devleti’nin 1939’da referandumla Türkiye’ye bağlanmasını kabul etmişti. Kıbrıs’ta federal çözümüne bir an önce varılması gerektiğini ifade eden Akıncı, “Acele etmemiz lazım. Bunca yıldan sonra bir dönüm noktasına, belirleyici bir ana geldik” dedi.

Akıncı, “Kıbrıslı Türkler laik, demokratik ve çoğulcu kimliğini korumak istiyor” diye konuştu. Birleşik Krallık’ın AB’den çıkışına (Brexit) olumlu bakmadığını belirten Akıncı, “Alkışlarla karşılamadım, ama saygı göstermek zorundayız. Bundan sonra ülkenizi tek parça olarak tutabilecek misiniz, bilmiyorum. Bunda oldukça zorlanabilirsiniz” dedi. 

Yedi Gündem

Abone Ol