Kategoriler
Haberler

Ceren Damar’ın katilini savunan avukata soruşturma

Ankara Barosu Ceren Damar davasında sanık avukatı Vahit Bıçak hakkında soruşturma başlattı.

Davanın dün görülen duruşmasında sanık Hasan İsmail Hikmet ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Hikmet’in avukatının sözleri ise tepkilere neden oldu.  

Bıçak savunmasında, müvekkilinin KKTC’deki üniversiteden Çankaya Üniversitesine geçtikten sonra tanıştıklarını, zamanla maktulenin Hikmet’ten hoşlanmaya başladığını, kız arkadaşından ayrılması halinde duygusal birliktelik yaşayabileceklerini söylediğini, sanığın ise bunu reddettiğini savundu.

Sonraki dönemde maktule ve sanığın görüşmeye başladığını öne süren Bıçak, “Aralarında hoca öğrenci ilişkisi mevcuttur. Maktule, öğrencisi üzerindeki hiyerarşi ilişkisini kötüye kullanmıştır” iddiasında bulundu.

Olay günü maktulenin, müvekkilini kopya çekmek isterken yakaladığını, sonrasında maktule ile görüşen müvekkilinin, “neden göz yumacağını söylediği halde kopya işlemi yaptığını” sorduğunu savunan Bıçak, Şenel’in ise müvekkiline, “kendisini reddetmesinin intikamını alacağını söylediğini” öne sürdü.

“HERKES İÇİN İNSANLIK DERSİ”

Bıçak, akşam saatlerinde yanına gittiğinde Şenel’in müvekkiline, “Aileni de, seni de harcayacağım. Benimle olmamak sana pahalıya patlayacak” dediğini de iddia etti. “Olayın ani gelişmiş cinnet” olduğunu söyleyen Bıçak, sanığın pişman olmasının ise herkes için insanlık dersi olduğunu dile getirdi. 

“ÖNCE İYİ BİR İNSAN OLMAYA ÇALIŞIN”

Sanık avukatının bu sözleri kamuoyunda tepkilere neden oldu. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Mahkemelerde savunmanın ahlaki ya da hukuki bir sınırı olmalı mıdır? sorusunun uzun süre hukuk dünyasını meşgul ettiğini belirtti.

“Nihayet modern hukuk, savunmanın etik ve yasal sınırlarını belirleyen kurallar öngörmüştür” diyen Gül, “Çünkü insan onurunun dokunulmazlığı, bütün hakların üzerindedir. Bugün Ceren Damar davasında vicdanların feryadını işiten yargı, kazanmak için her yolu mübah gören anlayışa itibar etmeyerek masum bir kadının hatırasını korumuş, insan onurunun kırılmasına da izin vermemiştir” ifadelerini kullandı.

Paylaşımının sonunda Ceren Damar Şenel’e bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileyen Bakan Gül, “Cenazesi başında sevgili eşinin dediği gibi; iyi bir hukukçu, iyi bir mühendis, iyi bir doktor değil önce iyi bir insan olmaya çalışın” diye yazdı.

 

FEYZİOĞLU DA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da, avukat Vahit Bıçak’a tepki göstermişti. Feyzioğlu şunları söylemişti: 

“Bir avukatın sanki oradaymış gibi, sanki görmüş gibi olayı kişiselleştirerek sanki kendisiyle bir bağlantı kurarak dile getirmesini savunma kabul etmiyorum. Bu savunma dokunulmazlığı, sınırlarını fersah fersah aşmıştır. Ankara Barosu’nun pazartesi olağanüstü toplanıp işlem yapması lazım. Bir şekilde eğer Ankara Barosu soruşturma açmazsa bu kişi hakkında iş TBB’ye gelecek. Ben bu sözleri söylediğim için artık kurulda yer alamayacağım. Ama bunu bile bile söylüyorum çünkü içimde tutamam bunu. Bu kişinin yaptığı avukatlık mesleğinin itibarına son yıllarda meslek içinden verilmiş en ölçüsüz, en izahı olmayan zarardır. Dolayısıyla meslek kuralları en ağır ne yaptırım gerektiriyorsa o yapılmalıdır.”

KAYNAK: AA
Yedi Gündem

Abone Ol

Kategoriler
Haberler

Başörtülü avukatın hukuk zaferi: Baro’ya açtığı davayı 7 yıl sonra kazandı

Haber7 – İbrahim Can

 

İbn Haldun Üniversitesinden Araştırma Görevlisi Saliha Kaya, başörtülü fotoğrafını kabul etmeyen Türkiye Barolar Birliği’ne karşı açtığı davayı kazandı. Kaya, emsal teşkil eden kararla ilgili Haber7’ye özel açıklamalar yaptı.  

Avukatlık stajını bitirdikten sonra Konya Barosuna baro levhasına yazılma talebinde bulunduğunu belirten Kaya, “Talebimi kabul eden baro, gereğinin yapılması istemiyle dosyayı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’na gönderdi. Staj dosyasını inceleyen Barolar Birliği, başvuru belgesinde bulunan başörtülü cübbeli fotoğrafım nedeniyle başvurumu reddetti” diye konuştu.

 

Araştırma Görevlisi Saliha Kaya.

RUHSAT VERMEMEKLE TEHDİT ETTİLER

TBB’nin kendisinden başı açık cübbeli fotoğrafını istediğini kaydeden Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“TBB’ne sunduğum dilekçede Avukatlık Kanunu’nda avukat olmam için belirtilen tüm şartları taşıdığımı ve başörtülü avukat cübbeli fotoğrafımla yapmış olduğum müracaatımın kabul edilerek avukatlık ruhsatımın verilmesi talebinde bulundum. Ancak TBB, avukatlık ruhsat talebimi reddetti.”

TBB’nin kararının Adalet Bakanlığı tarafından da onaylandığını belirten Kaya, Konya Barosu’nun ruhsat için cübbeli başı açık fotoğraf vermemesi durumunda, Baro levhasından kaydının silineceği ihtarında bulunduğunu anlattı. Kaya, “Bu işlem meslek hayatımın başlamadan bitmesi anlamına geliyordu” diye konuştu.

VAZGEÇMEDİ, OLAYI MAHKEMEYE TAŞIDI

Avukat Saliha Kaya, baronun kararından sonra vazgeçmedi. Kaya, daha açtığı süreci şöyle özetliyor:

“Söz konusu işlemler gerek ulusal hukuka gerekse uluslararası hukuka açıkça aykırılık taşımaktaydı. Bu sebeple Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin ilgili fıkrasındaki “başı açık” ifadesi ile Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Yönetim Kurulu kararı ve Adalet Bakanlığı’nın onama kararının iptali için 2012 yılında yetkili konumda olanlara hukukun önceliği ile insan haklarını koruma görevini tekrar hatırlatma adına vatandaşlık görevi olarak gördüğüm bu davayı açtım.

Başvurumu değerlendiren Danıştay 8. Dairesi 2013 yılında oybirliği ile hem ilgili yönetmelik maddesindeki başı açık ifadesinin hem de dava konusu işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına; 2017 yılında ise iptaline karar verdi. Türkiye Barolar Birliği kararı temyiz etti, İdari Dava Daireleri Kurulu ise 14 Ekim 2019 tarihinde TBB’nin temyiz isteminin reddine ve Danıştay 8. Dairesinin kararının onanmasına oy çokluğu ile karar verdi.”

2012’de açtığı davanın temyiz sonucunun dün eline ulaştığını kaydeden Kaya şunları söyledi:

“Danıştay 8. Dairesinin şu an adaleti, hakkaniyeti, temel hak ve özgürlükleri savunan böyle bir karar vermiş olması çok sevindirici. Bununla birlikte Danıştay yürütmenin durdurulması kararını oybirliği ile vermişken; İdari Dava Daireleri Kurulunun temyiz isteminin reddine ilişkin kararı oyçokluğu ile almış olması düşündürücüdür. Kuruldaki bir üye, karşı oy yazısında söz konusu adaletsiz uygulamanın demokratik, laik bir ülkede çalışma hak ve özgürlüğü ile din ve vicdan özgürlüğüne aykırı olmadığı görüşünde olduğu kanaatine yer vermiştir. Uzun yıllardır başörtü sorunu olmayan ülkemizin demokratikleşme adına geldiği bu noktada Avukat adayı başörtülü kadınlara karşı ayrımcılıkta bulunulmasının bir hukukçu tarafından savunuluyor olmasının üzüntü verici olduğunu söylemek isterim.”

DUYGULANDIRAN MESAJ

Saliha Kaya ayrıca, kararla ilgili Adalet Bakanlığı’ndan kendisine gelen duygu yüklü mesajı da bizimle paylaştı. Kararı gören Adalet Bakanlığı çalışanının kendisini hiç tanımadığı halde kendisine tebrik mesajı gönderdiğini belirten Kaya, bu durumun Türkiye’nin ne kadar yol kat ettiğini de gösterdiğini vurguladı.

Türkiye’nin daha önceden yaşadığı başörtüsü sorununa dikkati çeken Saliha Kaya sözlerini şöyle tamamladı:

“Gerek eğitim kurumlarında gerek kamuda gerekse serbest meslek mensupları açısından uzun yıllar ülkenin gündemini meşgul eden başörtüsü problemi esasında yargı organlarının başörtüyü anlama ve yorumlamalarıyla ilgiliydi ve bu süreçte mağdur olan sadece başörtülüler değil, esasında ülkemiz oldu! Ülkenin ilerlemesi adına kaç yıl kaybettik! 

Verilen karar çok sevindirici olsa da mevcut konjonktür değiştiğinde başörtüsü probleminin tekrar gündeme gelme ve hukukun devre dışı kalma endişesini taşımıyor olmak isterdim. Herkes için adalet dediğimiz sürece temel hak ve özgürlüklerin korunması adına ülkemizde çok iyi işlerin yapılacağına inanıyorum! 2012 yılında açtığım, 2019 yılında karara bağlanan dava sürecinde başta bana destek olan değerli ailem, arkadaşlarım ve hukukçu meslektaşlarıma sonsuz teşekkürlerimi sunarım.”

Saliha Kaya, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde okuduktan sonra 2010’da İstanbul Bilgi Üniversitesinden mezun oldu. Şu an İstanbul Üniversitesi’nde kamu hukuku programında doktora yapan Kaya, aynı zamanda İbn Haldun Üniversitesinde araştırma görevlisi.

KAYNAK: HABER7 | ÖZEL
Yedi Gündem

Abone Ol

Kategoriler
Haberler

Avukatlar arasındaki tartışmada kan aktı

Olay, Sultanselim Mahallesi Lalegül Sokak’ta 16.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, bir iş merkezinin 12’nci katında bulunan Bezen ve Ortakları adlı hukuk firmasında çalışan Ümit Serkan B. adlı avukat ile firmanın kıdemli ortaklarından Serdar B. arasında alacak-verecek tartışması çıktı.

Tartışma sırasında Ümit Serkan B., belindeki tabancayı çıkararak Serdar B.’ye ateş etti. Bacağından yaralanan Serdar B., firma çalışanları tarafından Maslak’taki özel bir hastaneye kaldırıldı.

Avukat Ümit Serkan B., firma çalışanlarının haber vermesi üzerine olay yerine gelen polise teslim oldu. Gözaltına alınarak polis merkezine götürülen avukatın saldırıda kullandığı tabancanın ruhsatlı olduğu öğrenildi.

Mesut Özil’e Londra’da özel konukŞansal Büyüka: Manken gibi kaleciKaçan balık büyük oldu